GALA

Eylül’ün bitmeyen telaşı, erimiş saatler gibi yorgun Dünya’nın da yakasına gece çökmüş, biraz da durgun. 
Işığı görünce bir daha hiç unutmazdı kuzgun.
 Maviydi masmaviydi gözüme değen, bu ilk bozgun. Portrait of Gala with Rhinocerotic Symptoms, 1954 – Salvador Dali Reklamlar

GALA

Eylül’ün bitmeyen telaşı, erimiş saatler gibi yorgun Dünya’nın da yakasına gece çökmüş, biraz da durgun. 
Işığı görünce bir daha hiç unutmazdı kuzgun.
 Maviydi masmaviydi gözüme değen, bu ilk bozgun. Portrait of Gala with Rhinocerotic Symptoms, 1954 – Salvador Dali

GÖNDERİLMEMİŞ MEKTUPLAR VOL.8

Merhaba, Nasılsın. Halbuki cevapsızlık ne kadar belirgin bir yanıtken, bak hadi hayal gücüyle varsayayım biraz… Kuvvetle muhtemel Güneşin alabildiğine ısıttığı kuzey yerkürede, denizden karaya esen meltemin bedenini okşadığı, serin bir akşam üstü balkonunda denizi, gökyüzünü, dünyayı, kendini dinliyorsundur. Aklında yarının

GÖNDERİLMEMİŞ MEKTUPLAR VOL.8

Merhaba, Nasılsın. Halbuki cevapsızlık ne kadar belirgin bir yanıtken, bak hadi hayal gücüyle varsayayım biraz… Kuvvetle muhtemel Güneşin alabildiğine ısıttığı kuzey yerkürede, denizden karaya esen meltemin bedenini okşadığı, serin bir akşam üstü balkonunda denizi, gökyüzünü, dünyayı, kendini dinliyorsundur. Aklında yarının

SİZİ RAHATSIZ ETMEKTEN NEFRET EDİYORUM

Diyorsun ki, 
Faydası yok bu gelişin,
 Karanlık yavaş yavaş, diyorsun, derinleşiyor. 
Beden zayıflıyor, diyorsun, yavaş yavaş.
 Bunca sene, diyorsun, çalış uğraş, 
Sonunda ilk günden zor bir hale düş.

 İşte zaman her geçen günden daha kudretli, 
Alt edilmez gibi görünür davasında.

SİZİ RAHATSIZ ETMEKTEN NEFRET EDİYORUM

Diyorsun ki, 
Faydası yok bu gelişin,
 Karanlık yavaş yavaş, diyorsun, derinleşiyor. 
Beden zayıflıyor, diyorsun, yavaş yavaş.
 Bunca sene, diyorsun, çalış uğraş, 
Sonunda ilk günden zor bir hale düş.

 İşte zaman her geçen günden daha kudretli, 
Alt edilmez gibi görünür davasında.

DUYGU

Biliyorum; düşünmek fütursuz ve pervasızca hatta yasak, farkındayım. 
 Biliyorum; insan isterse her şeyi çok merak ediyor. 
Biliyorum; insan çok aldatıyor, ağlatıyor, kanatıyor, umursamıyor, korkuyor, korkutuyor…
 Biliyorum; hiç bilmedik bir cisim yaklaştığında ister istemez önce yanan canını kurtarıyor. 
Ve biliyorum;

DUYGU

Biliyorum; düşünmek fütursuz ve pervasızca hatta yasak, farkındayım. 
 Biliyorum; insan isterse her şeyi çok merak ediyor. 
Biliyorum; insan çok aldatıyor, ağlatıyor, kanatıyor, umursamıyor, korkuyor, korkutuyor…
 Biliyorum; hiç bilmedik bir cisim yaklaştığında ister istemez önce yanan canını kurtarıyor. 
Ve biliyorum;

GÖNDERİLMEMİŞ MEKTUPLAR VOL.18

Merhaba; Çok uzun zaman oldu sana yazmayalı farkındayım, çok sebebim var. Biliyorum zamanı çarçur ediyor, kelimeleri dökmedikçe geçmişi, hafızam ne kadar güçlü olursa olsun ayrıntıları kaçırmaya başlıyorum. Ayrıntılar beni robotlardan ayıran en temel özellik, her insan gibi. Ayrıntıların zarafetini ve

GÖNDERİLMEMİŞ MEKTUPLAR VOL.18

Merhaba; Çok uzun zaman oldu sana yazmayalı farkındayım, çok sebebim var. Biliyorum zamanı çarçur ediyor, kelimeleri dökmedikçe geçmişi, hafızam ne kadar güçlü olursa olsun ayrıntıları kaçırmaya başlıyorum. Ayrıntılar beni robotlardan ayıran en temel özellik, her insan gibi. Ayrıntıların zarafetini ve

RESİM

Bir resim yap bana, İçine geceyi koy, Kop koyu mavi olsun. Yıldızları dilediğin gibi serp üstüne. Yanına gündüzü çiz, Güneş aydınlatsın maviyi, Okyanus olsun, Kenarında terk edilmiş baraka, Yanında bir kayık koy. Martılar olsun, Geceden gündüze, Gündüzden geceye, Hep kanat

RESİM

Bir resim yap bana, İçine geceyi koy, Kop koyu mavi olsun. Yıldızları dilediğin gibi serp üstüne. Yanına gündüzü çiz, Güneş aydınlatsın maviyi, Okyanus olsun, Kenarında terk edilmiş baraka, Yanında bir kayık koy. Martılar olsun, Geceden gündüze, Gündüzden geceye, Hep kanat

BEN

Bir anda alev aldı, Gözlerimden acıyla boşalan yaşlar, Durdu, kurudu… Rengârenk bulutsularıyla, Tarif edemediğim boşluğa karıştı. Kalbim, kalbim yakınken, Göremediğim fersahların ışığı kadar uzaklaştı bir anda. Duyularımı günden güne hissizleştiren hissizlik, Uyuşturulmuşluğun verdiği sonla, Gözlerimde ki alevden rol çalıp, Aklımın

BEN

Bir anda alev aldı, Gözlerimden acıyla boşalan yaşlar, Durdu, kurudu… Rengârenk bulutsularıyla, Tarif edemediğim boşluğa karıştı. Kalbim, kalbim yakınken, Göremediğim fersahların ışığı kadar uzaklaştı bir anda. Duyularımı günden güne hissizleştiren hissizlik, Uyuşturulmuşluğun verdiği sonla, Gözlerimde ki alevden rol çalıp, Aklımın