GÖNDERİLMEMİŞ MEKTUPLAR VOL.2

Merhaba;

İlk mektubumu aldın mı almadın mı bilgi sahibi bile değilim, nasıl bir merak duygusu tahmin edemezsin. Bana bu merak duygusunu yaşattığın için teşekkür ederim.  İlginç bir his yaşamalı mısın, yaşamamalı mısın bilemedim. Belki ulaşmamıştır, kopyası da yok ne güzel yazdım direkt gitti, artık kimin eline geçti bilmiyorum bile. Durum tamamen deneysel ve spontan. Kısmet işte.
Daha evvelden hiç ikinci mektubu yazmamıştım, ilkini yazdığın zaman ikincisini yazmak durumunda kalıyormuşsun, yeni öğrendim.  Bak işte yazabiliyorum, ne güzel. Birincisi ikincisini doğuruyor, ikincisi üçüncüsünü… Bak istemiyorsan söyle bileyim, bir şey söylememen bazen bana cesaret veriyor.

Bir kaç tane daha yazdım ama yollamadım bazı güzel şeylerde olsa bile ön yargıyı sezdiğim yerde durmak istedim. Çünkü seni tanımamak gibi bir yetim var, bundan vazgeçmem gerekiyor ama sorun en çok bende sanırım. Eşek kafam.

Öyle salak bir hesap yaptım bu gün acaba kaç defa güneş ve ayı görme şansım olacak, 17000 güne ihtiyacım var tam tamına, fena rakam değil 17000 saymaya başlasan sıkılır sayamazsın o kadar gün yaşadığını düşün muazzam. Bir de söyle bak o 17000 i saymadan yaşıyorsun. Sana 17000 farklı hikaye anlatabilir, dedim.

Bunları derken astronot Terry W. Virts ‏in sana gönderdiğim güneş tutulması fotoğrafına denk geldim. Adam uzay üstünden devamlı fotoğraf paylaşıyor en sonunda bunu göndermiş, ilginç adam. Bu fotoğrafı görür görmez etkilendim o ince ufka benzeyen yanan çizgiyi görür görmez aklıma sen geldin, ne tesadüf.

O yanan parıltı sendin. Bak, bak şimdi Terry Uzay üssünden uzayın o fotoğrafı çektiğini ve dünyanın atmosferi ile alakası olmadığından dolayı, o ilginç ve gizemli şey neydi.

Evren var olurken bir çok galaksi meydana geldi milyarlarcası yok oldu milyarlarcası yeniden doğdu aynı Samanyolu gibi. Her galaksinin birbirlerinden farklı   kendine göre bir matematiği kendine göre olgusu ve dönüşü var. Hepsinin  bir boyutu, bir dönüşü hızı, bir kütlesi, birbirlerinden tamamen bağımsız bir zaman kavramı, evren denilen vakuma uyguladığı inanılmaz kuvvetler çekim yasaları var. Bu kuvvetler ki galaksilerin bize göre aşağıya veya göreceli olarak yukarı gitmelerine engel oluyorlar, yatay hızları gezegenleri ve cisimleri aynı paralelde olmalarını sağlıyor.İşte o paralel yanan hafif ışığı kıran sana benzettiğimçizgi  ise bütün kuvvetlerin nötr olduğu,bizim galaksimizin, dünyamızın veya yaşadığımız bu her ne ise bilmediğimiz,  onun dengesi. Orada her şey olduğu için  altın gibi parlıyor, ateş gibi yanıyor. Tehlikeli orada yaşamak imkansız ama cezbeden albenisi dayanılmaz. Aynı senin gibi. Biliyorum yok edecek beni ama görmek onun ne olduğunu bilmek kafi.

Bilmiyorum nasıl oluştuğunu, buraya nasıl geldiğini, hiç bir önemi yok. Mühim olan şu an burada olduğun ve şuan nasıl hissettiğin nasıl hissedeceğin önemli.

Kaldı elimde 16999 hikaye daha. Hepsini yazmamın imkanı yok bazıları çok kısa, bazıların ucu bucağı yok. Bir sonra kini bilmiyorum ama en büyüğünü tasarlıyorum, 46 senem daha var onun için. İnsan kendini daha çok seviyorsa bu yüzdendir. Mizacım, belki ilham kaynağımı çok sevmemden ibarettir. Belki bir rüya bilemem.

Sevgilerimle, Öpüyorum.

Mart – 2015

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: