GÖNDERİLMEMİŞ MEKTUPLAR VOL.3

Merhaba,

Yine ben,

Nasılsın diye hiç sormadığımı farkettim. Nasılsın? Umarım başkalarından daha iyisindir benden daha mükemmel, bilirsin isterim çekinmem, rahatsız da olmam ben den daha iyisen bilakis mutlu eder beni. Değilsen de maalesef bilmiyorum haleti ruhuyetini. Paylaşsan benim de olurdu, ne yazık bencillik her iki durumda da mevcut bulunuyor. Bildiğin paradoks ama ne gelir elden.

Gecenin ışıklarına bakıyordum. Öyle boğaza karşı bir elimde sigaram diğerinde sıcak kahve, evlerin bir yanda yanan başka yerde sönen ışıklarını takip ederken, aklıma ankesörlü telefonun jetonu gibi düştün, mütemadiyen. Aradım hattını iptal etmişler. Ulaşamadım. Şaka tabii ankesörlü telefon mu kaldı. Aklıma düştüğün gerçek tabii…

Geceye o kadar daldım ki, yıldızları iyice seçer oldum. Hangisi hangisi öğreniyorum sanırım, şaşırıyorum kendime. Düşündüm o kadar yıldız varken gökyüzünde neden geceyi yaşıyoruz. Gündüz bir tane yıldız tüm gökkubbeyi aydınlatırken, gece gördüğümüz saymaya bir ucundan başladıktan sonra hep “imkansız” deyip bıraktığımız yıldızlar neden aydınlatamıyor Dünyayı? Onlar da Güneş gibi yıldız değil mi? Neden sadece güneş’in yanında hayat buluyoruz? Ve Her gün bize neyi kanıtlamaya çalışırcasına kaçıyor, “al bunlar seni aydınlatamayan yıldızlar, bunlardan mı medet umuyorsun?” diye haykırırcasına.

Bahsettim ya sana yıldız tozlarından meydana geldik diye, her ne kadar böyle olsak bile başta bir yıldız Güneş’e muhtacız. Güneş bizi, biz güneşi tamamlıyoruz. Tek başına hiç bir cismin, ismin bir anlamı yok. Cisimlerin isimlerle ve sonra yine isimlerle duyusal etkileşim içine girmedikten sonra, uzay boşluğunda tek başına düşmekle eş değer düzeyde oluyor. Bu durumu öylesine anlamsızlaşıyor ki insani, çok korkutucu. Biliyorum bu anlattığım zor, ama bu zor olanı yaşıyoruz, yaşamak ise bak nefes alıyorsun, bir elinde kahve diğer elinde sigara dalmışsın, İstanbul’un ışıkları altında seyrediyorsun alemi.

Şimdi bir daha sorayım, eski mektuplarım da en çok eksik bıraktığım soruyu.

Nasılsın?

Sevgilerimle, Öpüyorum.

Nisan 2015

Tanning, Dorothea, 1910-2012; Eine Kleine Nachtmusik

Eine Kleine Nachtmusik

Dorothea Tanning (1910–2012)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: