GÖNDERİLMEMİŞ MEKTUPLAR VOL.4

Merhaba;

Sormadan geçmeyeyim, nasılsın iyisindir hatta ve hatta mükemmelsindir bilirim. Değilsen de yakalarsın telaşa mahal yok, çünkü ilkbahar geldi. Güneş yeniden sıcaklığını hissettiriyor, insanın teninin üstünde, gözlerinin içine giren parıltısıyla aydınlatıyor hiç olmadığı gibi. Kışında çok görüştüm kendisi pek ısıtmadı ama üstüm kalındı ihtiyaç duymadım, varlığı yeter dedim sadece. Hep senin selamını iletti bana, ben de sana yolladım. Söylemediyse ayıp etmiştir, ama olsun benim gönlüm rahat sende biliyorsun.

Bak bilmediğin bir şey buldum, bilmediğinden eminim. Hani ilk göndermediğim mektupta sana “ Keşke mektuplarımı yazabilmemin daha kolay bir yöntemini bulabilseydim” demiştim ya yazabilmemin yöntemini buldum, bak dört oldu. Ama nedense seninle paylaşmak istemiyorum yöntemimi. Kopya falan çekersin, sonra bana yazarsın cevap vermek durumunda kalırım, böyle bir durumla yüzleşmekten belki korkuyorum da denilebilir. Korkularla yüzleşmek gerekir korkmamak için, küçük çocukken ilk gölgemi gördüğümde nasıl korkmuştum, sonra kendim kadar alıştım kendisine, aynada su birikintisinde, ışığın olduğu her yerde gördüm, ne gereksiz bir korkuymuş, şimdi aklıma geldi.

Gölgenin oluşması için mutlak ışığa ihtiyaç var, ışık olmadan tamamen karanlığa gömülürdük. Düşünsene mutlak karanlığın olduğu bir yerde yaşamaya çalışıyorsun, her şey kapkaranlık. Ne yıldızlar var, ne yıldızların parlaklığından oluşan cisimlerin şekilleri, şekillerin izdüşümlü gölgeleri bile yok sadece hiçlik, koca bir hiçlik. Bu karanlık içinde bizlerde karanlığa gömülürdük. Işıksızlık başka bir esaret görmüyorum, yaşıyorum diyen tüm canlılar için. Büyük umutsuzluk.

Nerede yaşadığımı düşünüyorum çoğunlukla, bunu düşünürken mütemadiyen seni de kapsıyor bu düşünce. Yüz milyarlarca galaksinin gecekondu denilebilecek ortalama bir yıldızın etrafında dönen, az da olsa neyin içinde olduğumuzun farkında olan göreceli çok hücreli gelişmiş organizmalarız. Ama medeniyetin ışıkları gölgelerinden daha büyüdükçe evrenin, dünyanın düzeni altında yatan özel sırları aradılar. Hiç sınır olmamasından daha özel başka ne olabilir ki? Uğraşılarımızın bir sınırı olmamalı, çünkü evrende olduğu hepimizin gölgeleri farklı. Hayat her ne kadar kötü görünse de her fırsatta başarılı olacağımız bir şey mutlak olacaktır. Hayat var oldukça umutta var olacaktır.

Bizler üstümüzden geçen cisimlerin gölgelerine hep hayranlıkla baktık. Bazen güneş, bazen ay tutulurken veya Venüs transit geçerken. Hep, az daha fazla görmeyi arzu ettik. Biliyor musun en son Venüs’ün transiti 2012 senesinde gerçekleşti, görmediysen gölgesini bir daha görme imkânın yok. 2117 yılını beklemek zorundayız bugünkü koşullarla. Gölgeler oluşmasaydı şayet bu seferde derinliği kaybederdik.

Kuramsal gerçeklik belki biraz ağır bazen de çok derin geliyor biliyorum. Bir de gerçek olduğunu sandığın şeyler var ki hayatta, bilmiyorum yukarıda yazdıklarım kadar gerçeklerini yaşadın mı? Evrende var olan birbirine zamanında bir şekil yakınlaşmış tüm atomların mutlaka birbileri ile etkileşim içine girdikleri kesin gerçeklik. Eğer ki teori doğruysa büyük patlamadan önce hepimiz birbirimizin içindeydik. İstinasız ve birbirimizi bilmeden.. Bu istisnasızlık içindeyken bulamadığımız duyguları, hiç olmayacak şekillerden şekillere bürünerek bambaşka bir yerde bir sokakta bir kafe önünde karşılaştığımızda buluyoruz. O kadar şanslı yaratıklarız ki bu etkileşimi fiziki boyuttan çıkartıp ruhsal boyuta götürebilmemizin fırsatını doğuruyoruz kendi kalplerimizde.

Küçük Prensten;

“Ve üzüntün geçtiğinde – Çünkü zaman bütün acıları iyileştirir- Beni tanıdığına memnun olacaksın. Daima benim dostum olarak kalacaksın. Benimle birlikte gülmek isteyeceksin. Ve zaman zaman, sadece bunun için gidip pencereyi açacaksın… Gökyüzüne bakarken güldüğünü gören arkadaşların buna çok şaşıracaklar. Sen de onlara: “Ah, evet, yıldızlar beni hep güldürürler” diyeceksin. Onlar da senin deli olduğunu düşünecekler. Görüyorsun, sana ne kadar kötü bir oyun oynadım…”

Sevgilerimle, Öpüyorum.

Nisan 2015

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: