KARANLIK

Anahtar deliğinden içeri dolan ışık,
Yavaşça kendini yitirmeye başladı.
Demet, demet…
Sanki yerden soluyormuşçasına.
Yerini zifiriye bırakarak.
Mutlak karanlığa sardı zaman,
Objeler önce şekillerini,
Sonra anlamlarını yitirdi yavaş yavaş.
Renkleri bile terk etti,
Mor, sarı, turuncu.
İzafi körlük.
Ve derin sessizlik,
Doldurdu bildiğim her şeyi.

Bir ses kapımı zorlayan,
Umutsuzluğun ortasında apansız.
Sonra ölü doğan,
Baştan sarıyor tekrardan,
Yine karanlık,
Ve sessizlik, derin.
Duvarda birkaç fosfor nokta,
Ulaşılamayan yıldızlar gibi.
Süpernova beklentisi boş yere,
Onlar da sönüyor tek tek.

Göz kapakları gereksiz yorgunluk,
Kapanmalı belki,
Belki biraz uyku,
Uykunun ortasında,
Hatırlamak için renkleri.
O da nafile illüzyon…

Aklımda bir ezgi,
Minör bir keman,
Aniden kesiliyor yine, lanet.
Nefesim yankılanıyor,
Borazan gibi.
Bir duvardan bir duvara.
Sessizliğin ortasında.
Almıyorum tutuyorum içimde,
Dayanabildiğim kadar.

Görmek nedir kulak duyunca,
Duymak nedir, ten hissedince,
Dokunmak nedir, burun koklayınca…
Mahrum kaldıkça derinleşiyor,
Hassaslaşıyor coşuyor büyüyor
İnsan gitgide.
Yine karanlık, hep karanlık,
Aydınlık için,
Artık daha fazla karanlık.

Haziran 2015 – Melih

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: