DURUMSAL SEKANS

Guerin_Pierre_Narcisse_-_Morpheus_and_Iris_1811

Rüyamda deli gibi koşturuyorum, elimde kelebek avından kalma bir kapanla ömrümden geçecek zamanın ardından kovalıyorum, Gargamel gibi. Koşuyorum nefesim tükenesiye kadar, an geliyor kan ter içinde kalıp ellerimi dizlerime koyup kendime söverek soluklanıyor, derin bir nefes alıp yeniden peşine düşüyorum. Ve bir mucize oluyor zamanı yakalamış gibi oluyorum tam avuçlarım içinde parmaklarımın arasındayken lanet yine zamanı kaçırıyorum, yine serap. Uyanıyorum…

Gözlerim artık açık yataktan çıkamıyorum, vücudumun her yeri ağrıyor. Elimle diğer yastığı alıp sarılıyorum, kabus sonrası gibi yerinden çıkacakmışcasına atan kalbime bastırıyorum.  Kafamı biraz sağa sonra biraz sola yatağın soğuk neresi varsa o tarafa kaydırmaya çalışıyorum, fakat hiç rahat değilim. Orası da ısınacak, pencereden vuran sabah güneşinin ilk ışıkları yatağımda artık. Düşünüyorum yatağımın içinde debelenirken.

Sanki yakalasam zamanı duvar saati gibi duvara asacağım ya ancak ihtiyacım olduğunda dönüp dönüp bakıp sonra unutup  sene de  iki defa şaşırdığını fark edip ilgilenip olduğu yerde ileri geri saracağım.   Birde olur ya pili biterse bakkaldan bir kalem pil parasına satın almaya çalışacağımı mı düşünüyor zaman, diğer ona değer veremeyen insan davranışları gibi, benim olmayan başka zamanları mı kovalayacağım?

Herhalde  ilmek ilmek  kimse yakalamasın diye kaçıyor zaman, ne ile uğraştığımın nelere değer verip vermediğimin önemi olmadan benden uzaklaşıyor, bir daha bende tekrarlanmayacak durumlar metamorfozlar yaratarak uzaklaşıyor ve eğer ki onunla mücadele ediyorsam her seferinde beni mağlup ediyor zaman. Biliyorum, geleceğin hikayesinde zaten hiç kazanamayacağım, bu anlamsız kaybedişin içinde gerçek bir iki an yaratmak için yaşıyorum. Zaten zaman geçmişin sanal masallarını çoktan unutturdu.

Ama işin ironik olan tarafı da şu ki; zaman her ne kadar kendini tekrar etmese de pili bitmek zorunda kalan saat her farklı gün aynı çemberinde kendini tekrar ediyor, kollarıma takıp ona hükmeden ben olduğumu sanan benle alay edercesine. İnsanlar ya hakim oldukları çemberin tekrar eden akrep ve yelkovanları her güne yeni gün diye bir daha yeniliyor sonra kendini yeniliyor, düşüyor yüz üstü ve  kalkıp yeniden yakalamak istiyor, ahmakça.

Yatağım yine fazla ısındı, kalkmam gerekiyor, yine yeni bir gün, yine  söz verdiğim yakalamam gereken dakikalarım var.  Duş alıp giyinmem gerekiyor.  Az sonra düşündüklerimin hepsini her zaman ki gibi unutup gerçek hayattaki uğraşıma sanki bunları hiç düşünmemiş gibi devam edeceğim.
Şimdi kendime  “Günaydın” diyebilirim.

* Guerin Pierre Narcisse – Morpheus and Iris (1811)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: